Türkiye'deki bir ziyaretçi Google'da arama yapıyor ve sitenizin İngilizce versiyonu çıkıyor. Yurt dışındaki biri ise Türkçe sayfayı görüyor. Tanıdık geldi mi? Çok dilli sitelerde bu karışıklık düşündüğünüzden daha sık yaşanıyor — hem potansiyel müşteriyi kaybettiriyor hem de organik sıralamalarınızı geriye çekiyor.
Hreflang etiketi Google'a "bu adres Türkçe, şu adres İngilizce" diyen bir HTML satırı. Google bu etiketi 2011'de tanıttı ve o günden bu yana çok dilli SEO'nun vazgeçilmez parçası haline geldi. Yine de şaşırtıcı sayıda site hâlâ ya yanlış uyguluyor ya da hiç kullanmıyor.
Hreflang nedir?
Teknik olarak bakarsanız, sayfanızın <head> bölümüne eklediğiniz bir <link> etiketi. Google'a dil ve bölge bilgisi veriyor. Kısa bir örnek:
<link rel="alternate" hreflang="tr" href="https://ornek.com/tr/" />
<link rel="alternate" hreflang="en" href="https://ornek.com/en/" />
Bu iki satır Google'a şunu söylüyor: Türkçe versiyon /tr/ adresinde, İngilizce versiyon /en/ adresinde. Arama motoru da bu ipucunu kullanarak ziyaretçinin diline uygun adresi sonuçlarda öne çıkarıyor.
Peki Google bunu nasıl değerlendiriyor?
Biri arama yaptığında Google birkaç sinyale birden bakıyor:
- Tarayıcının dil ayarı
- Coğrafi konum (IP adresi üzerinden)
- Arama sorgusunun dili
- Sayfadaki hreflang etiketleri
Etiketleriniz doğru yapılandırılmışsa Türkiye'deki ziyaretçiye Türkçe adres, ABD'deki birine İngilizce adres gösterilir. Etiket yoksa veya hatalıysa? Google kendi tahminini yapar — ve bu tahmin çoğu zaman yanlış çıkar. Bir e-ticaret sitesinde bunun ne anlama geldiğini düşünün: Almanya'daki müşteri Türkçe ürün sayfasını görüyor, fiyatlar TL cinsinden, dil anlaşılmıyor. O müşteri gitti.
Neden bu kadar kritik?
Duplicate content riski
Aynı içeriğin farklı dillerde sunulması Google'ın gözünde kopya içerik sorunu yaratabilir. Özellikle İngilizce ve Amerikan İngilizcesi gibi birbirine çok yakın dil versiyonlarında bu risk ciddi boyutlara ulaşıyor — Google hangi sayfayı indexleyeceğine karar veremeyebilir ve ikisini de geri plana atabilir. Hreflang bu adreslerin aynı içeriğin farklı bölgelere yönelik versiyonları olduğunu açıkça belirtiyor. Ceza riski ortadan kalkıyor.
Kullanıcı deneyimi
Yanlış dilde sayfa gören ziyaretçi siteyi terk eder. Bounce rate yükselir, dönüşüm düşer.
Hreflang ile herkes kendi dilinde içerik görür. Bu da hem etkileşimi hem de dönüşüm oranını doğrudan etkiler. Bir Alman kullanıcının Türkçe ürün açıklamasıyla ne yapacağını hayal edin — hiçbir şey, geri tuşuna basar.
Bölgesel hedefleme
Dil tek başına yetmez. İspanyolca konuşan ziyaretçiler İspanya'dan da gelebilir, Meksika'dan da, Arjantin'den de. Her ülke için farklı fiyatlandırma veya kampanyalarınız varsa bölgesel hedefleme şart:
<link rel="alternate" hreflang="es-ES" href="https://ornek.com/es/" />
<link rel="alternate" hreflang="es-MX" href="https://ornek.com/mx/" />
İspanya'daki kişi /es/ adresini, Meksika'daki kişi /mx/ adresini görür.
Uygulama yöntemleri
Sitenize hreflang eklemenin üç yolu var. Hangisini tercih edeceğiniz sitenizin ölçeğine ve teknik altyapınıza bağlı. Küçük bir kurumsal site mi yönetiyorsunuz, yoksa 10.000 sayfalık bir e-ticaret platformu mu? Cevap buna göre değişir.
HTML link etiketi
En yaygın ve en kolay yöntem. Adresinizin <head> bölümüne doğrudan ekleniyor:
<link rel="alternate" hreflang="tr" href="https://ornek.com/tr/" />
<link rel="alternate" hreflang="en" href="https://ornek.com/en/" />
<link rel="alternate" hreflang="de" href="https://ornek.com/de/" />
Burada dikkat edilmesi gereken kritik bir nokta var: Her sayfada tüm dil versiyonlarını belirtmeniz gerekiyor. Türkçe sayfada İngilizce ve Almanca linkleri, İngilizce sayfada da Türkçe ve Almanca linkleri olmalı. Birini bile atlarsanız Google etiketlerin tamamını görmezden gelebilir. Evet, tamamını — tek bir eksik link yüzünden.
XML sitemap yöntemi
Yüzlerce sayfası olan büyük sitelerde her adresin <head> bölümünü tek tek yönetmek gerçekçi değil. 500 sayfalık bir sitede 3 dil desteği varsa toplamda 1.500 ayrı hreflang satırı demek bu. İşte bu noktada hreflang bilgilerini XML sitemap dosyanıza taşımak çok daha mantıklı. Sitemap'inizde her URL için alternatif dil versiyonlarını tanımlıyorsunuz, tek bir dosyadan yönetiyorsunuz. Henüz sitemap'iniz yoksa kolayca oluşturabilirsiniz.
HTTP header
PDF, Word belgesi gibi HTML olmayan dosyalar için var. Sunucu yanıtının header kısmında hreflang bilgisi gönderiliyor. Pratikte çoğu site için HTML veya sitemap yöntemi yeterli — HTTP header'a nadiren ihtiyaç duyarsınız.
Dil ve bölge kodları
Hreflang iki standart kullanıyor: ISO 639-1 dil kodları ve ISO 3166-1 Alpha 2 ülke kodları. Bunları doğru yazmak zorunlu, aksi halde etiket sessizce çalışmayı bırakır — Google herhangi bir hata mesajı vermez, sadece etiketi yok sayar.
Sadece dil kodu
Bölgesel fark gözetmiyorsanız yalnızca dil kodu yeterli:
hreflang="tr"— Türkçe (tüm bölgeler)hreflang="en"— İngilizce (tüm bölgeler)hreflang="de"— Almanca (tüm bölgeler)
Dil + bölge kodu
Aynı dilde farklı bölgelere özel içerik sunuyorsanız ülke kodunu da eklemeniz gerekiyor:
hreflang="en-US"— Amerikan İngilizcesihreflang="en-GB"— İngiliz İngilizcesihreflang="fr-FR"— Fransa Fransızcasıhreflang="fr-CA"— Kanada Fransızcası
Sıkça karşılaştığım hatalardan biri: ülke kodunu küçük harfle yazmak. Dil kodu küçük harf olmalı (en), ülke kodu büyük harf olmalı (US). Yani en-us değil, en-US. Küçük bir ayrıntı gibi görünüyor ama Google bu konuda katı.
x-default ne işe yarar?
Hiçbir dil veya bölge eşleşmediğinde gösterilecek varsayılan adresi tanımlıyor:
<link rel="alternate" hreflang="x-default" href="https://ornek.com/" />
Genellikle dil seçim sayfası veya İngilizce ana sayfa için tercih ediliyor. Zorunlu değil ama eklenmesi iyi bir pratik — Google'ın "eşleşme bulamadım, ne göstereyim?" sorusuna net bir cevap veriyor. Eklemezseniz Google kendi kafasına göre bir sayfa seçer ve bu her zaman istediğiniz sonucu vermez.
Sık yapılan hatalar
Search Console'da hreflang hatası gördüğünüzde genellikle aşağıdaki dört sorundan biri söz konusu.
Tek yönlü bağlantı
En yaygın hata bu. Türkçe sayfada İngilizce linki var ama İngilizce sayfada Türkçe linki yok. Hreflang çift yönlü çalışır — A adresi B'yi gösteriyorsa, B de A'yı göstermek zorunda. Tek yönlü bağlantılarda Google etiketi geçersiz sayar ve tüm emeğiniz boşa gider.
Self-referencing eksikliği
Her adres hreflang listesinde kendisini de göstermeli. Türkçe sayfadaki etiketler şöyle olmalı:
<!-- Türkçe sayfada -->
<link rel="alternate" hreflang="tr" href="https://ornek.com/tr/" />
<link rel="alternate" hreflang="en" href="https://ornek.com/en/" />
İlk satır sayfanın kendisini işaret ediyor. Bu satırı atlamak yaygın bir hata. Google etiketlerin tamamını yok sayabiliyor — sadece eksik olanı değil, hepsini.
Yanlış dil kodu
ISO 639-1 standardı 2 harfli kodlar kullanır. hreflang="tur" yanlış, hreflang="tr" doğru. Benzer şekilde hreflang="eng" değil hreflang="en" olmalı. 3 harfli ISO 639-2 kodlarını kullanan siteler görüyorum hâlâ — bunlar çalışmaz.
Canonical ile çelişki
Bu biraz sinsi bir sorun. Canonical etiketiniz farklı bir URL'yi işaret ediyorsa hreflang çalışmaz. Her dil versiyonunun canonical etiketi kendi URL'sini göstermeli. Türkçe sayfanın canonical'ı Türkçe URL'yi, İngilizce sayfanın canonical'ı İngilizce URL'yi işaret etmeli. İkisi çeliştiğinde Google hreflang'i sessizce görmezden gelir — hata bile vermez.
Doğrulama ve kontrol
Etiketlerinizi ekledikten sonra doğrulama yapmadan geçmeyin. Google Search Console'un "Uluslararası Hedefleme" bölümünde hreflang hatalarını görebilirsiniz — eksik return tag, geçersiz dil kodu gibi sorunlar burada listeleniyor. Deneyimlerime göre en çok "missing return tag" hatası çıkıyor; genellikle bir dil versiyonunda karşılıklı linki eklemeyi unutmuş oluyorsunuz.
Hızlı bir kontrol için tarayıcınızın geliştirici araçlarını da kullanabilirsiniz. Sayfa kaynağını açın, <head> bölümünde hreflang etiketlerinin doğru sırada ve eksiksiz olduğunu teyit edin. Etiketlerinizi elle yazmak yerine otomatik oluşturmak isterseniz birkaç adımda hazırlayabilirsiniz.
Çok dilli siteniz varsa ve henüz hreflang kullanmıyorsanız, bunu ertelemeyin. İlk bakışta karmaşık görünebilir ama bir kez doğru yapılandırdığınızda Google doğru adresleri doğru kişilere gösterir, duplicate content riski ortadan kalkar. E-ticaret siteleri ve uluslararası hizmet veren şirketler için farkı belirgin şekilde hissedersiniz — özellikle organik trafiğin ülkelere göre dağılımında.